Geleneksel Danslar, Sahne ve Değişen Estetik – Doç.Dr. Berna Kurt Kemaloğlu

Selim Sırrı Tarcan’ın 1920’li yılların ortalarında Batılı ülkelerdeki gibi kadın-erkek çiftlerin icra edeceği milli bir salon dansı -Tarcan zeybeği-


Cumhuriyet rejiminin ilk yıllarından bu yana, Anadolu ve yakın çevresinin hareket gelenekleri sahneye aktarılıyor. Selim Sırrı Tarcan’ın 1920’li yılların ortalarında Batılı ülkelerdeki gibi kadın-erkek çiftlerin icra edeceği milli bir salon dansı -Tarcan zeybeği- icat etme denemesiyle başlayan bu süreç, Zehra Alagöz’ün 1940’lı yılların başlarında Halkevi bayramında, farklı yöre oyunlarını ilk kez bir arada sergilediği potpuri sahnelemesiyle devam etti. Etnokoreolog Andriy Nahachewsky’nin yaptığı ayrımla,(1) doğal ortamlarda, kendiliğinden kuşaktan kuşağa aktarılarak öğrenilen “katılımcı” dansların (participatory dance) “gösteri dansı” (presentational dance) olarak “sahneye uyarlama” sürecinin doğası gereği, geleneksel formlara yönelik müdahaleler gerçekleşiyor.  En sık karşımıza çıkan müdahaleler şöyle sıralanabilir: 1) hareketlerin zarifleştirilerek / inceltilerek stilize ya da “terbiye” edilmesi; 2) hareketlerin kalabalık dans gruplarının / hareket korolarının senkronize icrasını kolaylaştırmak üzere standartlaştırılması; 3) dans gösterisi formunun gerektirdiği müzik, kostüm, ışık, oyunculuk çalışmaları doğrultusunda hareketlerde de yeni düzenlemeler yapılması…vb.

[zombify_post]

Comments 0

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Geleneksel Danslar, Sahne ve Değişen Estetik – Doç.Dr. Berna Kurt Kemaloğlu

Giriş Yap

Folktürk'te İçerik Oluşturabilmek İçin Giriş Yapmanız Gerekmektedir.

Captcha!
Üye değil misiniz?
Üye Ol

Şifremi Unuttum

Geri Dön
Giriş Yap

Üye Ol

Folktürk'te İçerik Oluşturabilmek İçin Üye Olmanız Gerekmektedir.

Captcha!
Geri Dön
Giriş Yap

Send this to a friend