Hisarlı Ahmet, 13/7/1908’de Kütahya Kale-i Bâla– yukarı hisar’ da Ayşe hanım ile Musta’ -Mustafa – beyin ikinci oğulları olarak dünyaya gelmiş, çocukluğu ve gençliği kavaf /kunduracı olan babasının yanında geçmiştir. Kayda değer olmamakla beraber, Hisarlı gençlerle karşı tepe /Hıdırlık gençleri “sapankaya” denilen iki uzun ipin arasındaki meşine taş koyarak biri birilerine atıp güya savaş oyunları oynadıklarını anlatırdı. Bir de Topbaşı denen yerde türkü çığırdında civar köylerden sesinin duyulduğu haberlerinin geldiğini zevkle anlatırdı.
Hayatının akışını değiştirecek, onu dünyaya taşıyacak bağlama ile tanışması “YOL VERGİSİ” ödemediği ya da ödeyemediğinden üç günlük mahpus/hapis cezasını çekmek için girdiği mahpushanede tanıdığı bir genç sayesinde oluyor. Çıkar çıkmaz hemen bir kile ya da mintana aldığı bağlaması dedem tarafından kırılıyor. Gene alıyor, gene kırılıyor. Sonunda dedem pes ediyor. Hisarlı bağlamayı ilerletiyor. O dönemin ustaları olan Dülger’in Hüseyin Ağa ve Çerkezlerin Ethem Efendi’den feyz alıyor. Sesinin güzelliği, repertuarının genişliği, bağlamadaki ustalığı dillere destan olmuştu. Ailesine bağlıydı. Tabiatı sever. Her yaştaki insanla arkadaş olabilirdi. Bunların da üstüne arkadaş canlılığı ve bağlılığı gençlerin haftalık toplantısı olan GEZEK’ lerin aranan kişisi yapıyor onu.
[zombify_post]


Comments 0