-
3 Devamı... Hisarlı Ahmet Kimdir?
Bu arada babamla aramdaki ilişki ağabeyim ve ablamın da olduğu gibi mesafeli idi. Yani sevgi muhabbet var ama arada da mesafe var. Sazın alevi beni orta okulda sardı. Babama söyleyemiyorum anama söyledim. Babam herkese ders veriyor bana da …Rahmetli anam babamın saz çalmasından şikayetçi beni haşladı “Sen de mi çalgıcı olacaksın” diye. Ama bende birikim olmuş çok kısa zamanda bir şeyler çalmağa başladım bağlamada …Okulda rahmetli jimnastik öğretmenim Cemal (Kamacı) bey duymuş bana da öğret diye beni görevlendirdi. Bir gün sazım koltuğumun altında saklı (sanki ayıp bir şey yapıyormuşum gibi) şimdi ikisini de rahmetle anıyorum çok kıymetli iki öğretmenim matematikçi Recep hoca, Fransızca öğretmenim Kasım Bey beni sazımla gördüler ikisi de anamın dediği gibi “ne o çalgıcı mı olacaksın “ diye azarladılar. Ama daha sonraları ikisinden de san’atçı olmamdan gurur duyduklarını işitmek nasip oldu. Bunu şunu için anlattım; babam ile benim gençlik yıllarımız arasında geçen yarım asırda değişen bir şey olmamış. Benim ilkokul bitti. Diğer çocuklarını okutmadığı ya da okutamadığı için bana sordu. Olumlu yanıt alınca da okula kayıt için gerekli olan sağlık raporunu almak üzere elimden tuttu sağlık ocağına gittik. Görevli sağlık memuru babamı tanıyor. “YA AMET’A NE İŞİN VAR ÇOCUĞUNU OKUTMAYA VER BİR TERZİNİN YA DA BERBERİN YANINA SANAT ÖĞRENSİN” babamın yüzünü hatırlıyorum” SEN İŞİNE BAK VER RAPORUMUZU”. ”AHMET BEYİN, MEHMET BEYİN OĞLU OKUSUN AMET A NIN Kİ OKUMASIN HA ? HADİ ORDAN” diye çıkıştı…
Ben ortaokula başladım. Babam kahvehaneye gelip saz isteyenler, tamir için gelenler, okullar için mandolin flüt, trampet vs istekler çoğalınca bunları karşılamak için Konya’ya İstanbul’a gidip gelmeğe başladı. Dükkan bu müzik aletleri ile de dolunca kahvehane müzik aletleri satışı yapılan müzik dükkanına döndü; kahve ocağı da battal oldu. Tabii olarak da saz öğrencisi çoğaldı … Daha sonraları babamı Kızılay, Yeşilay gibi derneklerin müzik etkinliklerinde yok denecek ücret karşılığında uzun yıllar öğretici olarak görüyoruz. Benim orta öğrenimim sırasında cereyan eden olay yüksek tahsil için de tekrarlandı. Oğlum okumak istiyor musun? Babamın gelirini biliyorum ben biraz mütereddit durunca “oğlum okumak istiyorsan ceketimi satar gene okuturum” dedi bu bir fedakârlık ve kararlılık ifadesiydi. Bu arada hemen sigarayı da bıraktığını hatırlıyorum. Maalesef toplumumuzda bilmeden ahkâm kesenler vardır. Babamın alkol kullandığı gibi… Gençliğinde boğma rakı tabiriyle içtiklerini anlatırdı. Ama aile kurduktan sonra ve ben çocukluğumdan itibaren babamın alkol aldığını görmedim. Hattâ bir keresinde ikram edilen çukulatanın likörlü olduğunu fark ettiğinde münasebetli bir şekilde onu çıkarttığına şahidim.
Çok ciddi görünümü altında sevecen ve şakacı bir tavrı vardı. Sazından para kazanabileceği bir dönemde bile sazını kazanç aracı olarak kullanmadı. Yaşantımız Kütahya’lı her aile gibi akraba eş dost konu komşu ilişkileri içinde uyumlu bir şekilde geçti. Yer sofralarında yenen yemeklerde ya bir tencere ya da kalaylı bir sahan kullanılır. İki ya da üç parmak arasına sıkıştırılan ekmek parçası ile alınan yemek parmaklara bulaştırılmaz. Hatta musakka gibi yemeklerde her kişinin önünde yemekten setler oluşur. Kimse kimsenin önündekine uzanmaz. Anadolu yemekleri, görgü kurallarının sofra adabının en iyi uygulandığı yerlerdir. Ama maalesef, bazı belgesellerde Anadolu yemekleri bir savaş alanı gibi gösterilmekte, zorla ve yapmacık görüntüler sergilenmekte.
Hisarlı Ahmet Kimdir?
*Bu yazı; Hisarlı Ahmet ve Kütahya Türküleri Sempozyum Bildirileri Kitabından alınmıştır. Mustafa Hisarlı
İlginizi Çekebilir:
Daha Fazla: Biyografiler
Pertev Naili Boratav Kimdir?
https://www.turkedebiyati.org/yazarlar/pertev-naili-boratav.html


Comments 0